Tavuk Bağırsağına Büyük Tehdit “Coccidiosis”

Tavuk Bağırsağına Büyük Tehdit “Coccidiosis”

Tavuk Bağırsağına Büyük Tehdit “Coccidiosis”

Tavuk Bağırsağına Büyük tehdit “Coccidiosis” . Altlıklı kümeslerdeki tavuklar coccidiosise kolayca maruz kalırlar. Bu hastalığa neden olan parazitle baş etmek zordur. Bununla birlikte hastalığı anlama ve tanıma, onu kontrol etmeye yardımcı olacak ve sürünün bağırsağının sağlıklı kalması sağlanmış olacaktır.

Coccidiosis ekonomik boyutuyla kümes hayvanlarının en önemli hastalıkları arasındadır. Prof. D. Chapman göre: ”Sürülerde ilk kez görüldüğünde bu parazitlerin yıkıcı etkilerini değerlendirmek zor olabilir. Aslında, uygun bir kontrol yöntemi olmadan, kemoterapi ve aşı ile modern tavukçuluğun bugünkü ölçüde endüstrileşmesi söz konusu dahi edilemezdi.”

Başlıca Ekonomik Darbe

Genel olarak, bağırsak sağlığı broiler işletmesi için ekonomik olmazsa olmaz hayati bir ön koşuldur. Tüm dünya broiler üretiminde tüketilen yemin bedeli kabaca hesap edilirse: 52 milyar broiler/yıl 208 milyon ton yem gerekmektedir. Her bir hayvanın kesim canlı ağırlığı 2.5 kg ulaşacaksa, coccidiosis kontrolünün yetersizliği yaklaşık 0,10 € ve benzer şekilde bakteriyel enteritisle mücadele yetersizliğinden 0,10 € kayıp demektir. Broiler endüstrisinde ortalama 10 milyar € dan fazla zarar olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu zararların neredeyse %70 subklinik coccidiosisin canlı ağırlık ve FCR üzerine olumsuz etkisinden kaynaklanmaktadır. Bu dikkate değer bulguların nedenlerinden biri muhtemelen subklinik coccidiosisin teşhisindeki zorluklardır. Tabi iki önemli bağırsak sorunu nedeniyle bu kayıplar kimi işletmelerde daha az ve kimilerinde daha fazla olmaktadır.

Lezyon Değerlendirme Yöntemi

Kontrol düzeyini değerlendirme ve yem katkı ihtiyacını gözden geçirme amacıyla besleme stratejileri ve yönetim prosedürlerini saptama, broilerlerin coccidiosis riskini belirlemek için farklı haftalarda lezyon değerlendirilmesi rutin bir işlemdir. Son olarak bakteriyel enterititis için uyarlanmış bir puanlama yöntemi de önerilmiştir. Broiler sürülerinde bağırsak sağlığı durumunun daha kapsamlı bir resmini ortaya koymak amacıyla giderek yaygınlaşmaktadır.

Protozoon Parazitler

Coccidiosis,  protozon parazitlerin Eimeria türünün neden olduğu bir hastalıktır. Pek çok evcil ve yabani hayvannın ve kanatlıların bağırsağında yerleşip çoğalarak hastalığa neden olur. Tavuklarda 7 farklı Eimera türü enfestasyona neden olmaktadır. Her tür bağırsağın belirli bir bölümünü tercih eder ve oluşturdukları lezyonlarda farklıdır. Broilerlerde en önemli türler E. acervulina, E. praecox, E. maxima, E. mitis ve E. tenella ’dır. Daha uzun yaşayan, yumurtacı ve damızlık tavuklar, E. necatrix ve E. brunetti’yle enfeste olabilmektedirler.

Biyolojisi

Eimeria türlerinin hayat siklusu tek konakta olup, ara konak ihtiyaçları yoktur. Bulaşma, altlıkta sporulanmış ookistlerin hayvanların yemesiyle başlar. Eimerian’ın yaşam siklusunun tamamlaması yaklaşık 4-7 gündür. Farklı eşeysiz ve eşeyli çoğalma aşamaları bağırsakta ve bağırsak epitel hücresi içindedir. Yeni oocystler dışkıyla vücudu terk eder.

Oositlerin enfektif yeteneği kazanmaları için, dış ortamda dayanması için sporlanması gerekir. Bunun içinde uygun nem, sıcaklık ve oksijen vb. koşullara ihtiyaçları vardır. Sporlanmış parazitler dış ortama, bilinen birçok antiseptiğe ve dezenfektanlara dayanıklı olup işletmede birkaç yıl yaşayabilmektedirler.

Tavuk Bağırsağına Büyük Tehdit de Patogenesis

Tavukları enfekte eden yedi Eimeria türü aynı derecede önemli olarak kabul edilmez. Patojenitesi, bağırsakta etkilenen bölgeye, mukozaya derin veya yüzeysel yerleşme, üreme kapasitesi ve parazitin hayat siklusunu sürdürmek için gereken eşeysiz çoğalma sayısına göre değişir.

Coccidiosis, Eimeria türlerine göre değişiklik gösterir, hastalığın yerleştiği bağırsak bölgesi ve enterititis, sıvı kaybı, besinlerin bağırsaktan iyi emilememesi. inflamasyon ve bağırsak duvarının özelliğini yitirmesine bağlı olarak ağır kanama ve ölüm görülebilir.

Broilerlerde genellikle en patojenik türler E. acervulina, E. maxima ve E. tenella’dır. Kör bağırsaklarda yaygın ve belirgin lezyonlar, kanlı ishale neden olan E. tenella enfestasyonunu yetiştirici bile kolayca tanıyabilmekdir.

Öte yan, sahada yapılan incelemelerde 3 türün en sık rastlananı da E. tenella’nın neden olduğu sekal cocidiosisdir. Keza canlı ağırlık kazanımı ve FCR üzerindeki etkileri çok azdır. Çünkü hasar kör bağırsaklarla sınırlıdır.

E. tenella’nın neden olduğu klinik hastalığın teşhisi, kısa vadede tedavisi, uzun vadede koruma ve kontrol yöntemlerinin uygulanabilirliği oldukça kolay ve eylem hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilir. Bu durum verimlilik üzerindeki etkisi nispeten diğer türlere kıyasla sınırlı olması, çoğu yetiştiricinin sadece sekal cocidiosisi coccidiosis ile bağdaştırmasına yol açabilmektedir.

E acervulina ve E. maxima enfestassyonlarının her ikisi de çok daha yaygın olmasına rağmen, sahada klinik coccidiosisle ilişkilerinin daha az olduğu algısı hâkimdir. E. acervulina duodenumda beyaz noktalar veya merdivenimsi beyaz çizgili lezyonlara neden olur ve keza şiddetli vakalarda jejunumun üst bölümünde etkilenir (Resim.5)

E maxima bağırsağın orta kesiminde toplu iğne batmış gibi kanamalar, epitelde nekrozlara yol açar ve bağırsak içeriği portakal rengindedir. Bu iki türün neden olduğu hasarın düzeyini değerlendirmek için, lezyon puanlaması yapılabilir (Resim.4, 6).

E. praecox ve E. mitis’te, spesifk lezyonlar saptanmaz ve tümüyle lezyon değerlendirme yöntemi kale bile alınmaz. Oysa her iki türün neden olduğu hastalıklarda yüksek FCR’dan ötürü kayıplar ve hatta morbitite artış söz konusudur.

Emeria türlerinin oluşturduğu en çarpıcı lezyonlar, en önemli olanları olarak kabul edilme çelişkisi yaşanır!!! Çünkü cococidiosisin neden olduğu ciddi ekonomik kayıplar klinik hastalıktan değil, ağırlıklı olarak düşük performans subklinik coccidiosis nedeniyledir.

Klinik Bulgular

Tavuk Bağırsağına Büyük Tehdit Coccidiosiste klinik bulgular hastalar durgun, çevreyle ilgisiz, kambur pozisyonda büzülmüş, ve tüyler kabarmıştır (Resim.1). Civciv ve piliçler üşüdüklerinden ısı kaynağının altında toplanırlar. Dışkı sulu, kanlı veya portakal renkli, sümüksüdür (Resim.2, 3). Klinik veya subklinik coccidiosisin ilk işaretlerinden biri deride solgun olabilir. Ölümler artar. Otopside, Eimeria türlerinde, tipik lezyonlar gözlenebilir (Resim.4, 5, 6).

Resim.1
Resim.2. Cocidiosis, E.tenella
Resim.3. E.tenella kanlı ishal
Resim.4. Hastalığın başlangıcında portakal renkli sümüksü dışkı.
Resim.5. Cocidiosis, E. acervulina
Resim.6. Cocidiosis, E. maxima

Klinik coccidiosis buzdağının görünen kısmı, tepesidir. Oysa salgın öncesi performans kayıpları subklinik coccidiosis nedeniyle yaşanmaktadır. Hastalığın subklinik formunda, parazitler bağırsak epitel hücreleri ve mukozal bariyere zarar vermektedir. Sadece besin emilimi bozulmaz, yangısal bir reaksiyon meydana gelir ve yararlı mikroorganizmaların yerini patojenler alarak bakteriyel enterittis veya dysbacteriosis devreye girerek ıslak altlık sorununa yol açar.

Otopsi Bulguları

Hastalığın tipik seyrettiği kümeslerde sık rastlanan tablolar:

Tipik bir bakteriyel enterititis vakasında normal ortam koşullarında su tüketiminin yem tüketime oranı (WFR) iki katını aşmaktadır. Hastalığın sonraki aşamasında su tüketimide duraklama söz konusudur. Altlığın ıslanmasından ötürü sürünün tüyleri kirlenir, beslenme ve su içme aktivitelerinde düşüş gözlenir.

Üç Hazırlayıcı Faktör

Tavuk Bağırsağına Büyük Tehdit “Coccidiosis” de etkilenen hayvanların sağlıklılara kıyasla ince bağırsağın üst kesiminde çok sayıda Clostridium perfringens (Cp) izole edilmiştir. Nekrotik enterititise çoğu zaman bakteriyel enteritiis(BE) eşlik eder. Üç hazırlayıcı faktör BE ile ilişkilidir: BE neden olduğu bilinen yem katkıları, subklinik cocidiosis ve yönetim hataları. Bakteriyel enterittis gibi, günümüzde broiler sektörünün performansını etkileyen en önemli sorunlardan biri olarak, bu çok faktörlü durumda coccdiosisin rolü dikkatle değerlendirilmelidir.

Ne Yapmalı

Eğer bir çiftlikte coccidiosis salgını varsa kısa ve uzun vadede için planlanan eylemleri dikkate almak önemlidir. Daha fazla kayıpları önlemek amacıyla hemen tedavinin başlanması, ama aynı zamanda bir sonraki sürüler için antikoksidial programını planlanın hazırlanması gerekir.

İki Araç

Kemoprofilaksi ve aşı olmak üzere coccidiosisi önlemenin iki yolu vardır. Kemoprofilaksi antikoksidiyal olarakda adlandırılan ürünleri rasyonda kullanma, hala en rağbet görendir. Ancak düşük duyarlılık ve giderek artan direnç göz ardı edilmemelidir. Henüz yeni antikosidiyal bileşikler bulunmamaktadır. Geliştirilmekte olduğu söylenmektedir. Direnç gelişimi rotasyon programları ile yavaşlatır ve/ veya önlenebilir.

Bilindiği gibi attenue ve attenue olmayan aşılar canlı bulunmaktadır. Ancak canlı aşıların aktif bir bağışıklık sağlamaları için hayvanın hedef hücrelerinde üremeleri gerekir. Aşının canlıda üremesi, subklinik coccidiosise yol açması olumsuz yanlarıdır. Ve aşı ekstra maliyet demektir. Attenüe aşı uygulanan sürülerde büyütme faktörü kullanılması, performans düşüklüğüne ve bakteriyel enterititis görülme sıklığının artışıyla ilişkili olduğu birçok üretici tarafından kabul edilen bir görüştür. Öte yandan, canlı aşıların en önemli avantajı, antikoksiyallere duyarlı aşı suşlarının işletmede yaygınlaşması ile  dirençli suşlarının hakimiyetine son verilmesini sağlama yetenekleridir.

Antikossidiallerin etkinliğini rehabite etmek için canlı aşı seçeneği çok önemlidir. İlaveten. antikossidiallerin bir müddet kullanımdan çekilmesi parazit popülasyonunda dirençlileri en aza indirmeye yardımcı olduğu bilinen en etkili yöntemdir. Ama bunu sağlamak sabahtan akşama olacak iş değil, uzun zamana ihtiyaç olacaktır..

Maliyet ve Etkinlik

Tavuk Bağırsağına Büyük Tehdit Coccidiosisi kontrol etmek için, bugün çok rağbet edilen; antikoksidialleri ve aşıları bir rotasyon programına göre kullanarak hem coccidiosis hem de bakteriyel enterititisin maliyetlerinin minimize edilmesi sağlanabilmektedir. Maliyet ve verimlilik programı işletmenin her yetiştirme dönemindeki performansına göre değerlendirilmelidir.

Isı ve Kümes

Parazit hayat siklusunu tamamlamak için çevresel şartlar önemlidir. Dışkı ile atılan oocystlerin sporlanması bu ortam şartlarına bağlıdır. Bu nedenle, ısı ve kümes koşulları coccidiosis kontrolünde önemli faktörlerdir.

Nemli ve sıcak ortamda  parazit daha erken sporlanır ve enfektif yeteneği kazanır. Kümeste ısının optimize edilmesi, altlık ıslaklığının kontrol altına alınması coccidiosis ve bakteriyel enterititisle mücadelede olumlu bir etki yapacaktır.

Bağırsak mikrobiyal ekosisteminin etkileşimi:  Bakteriyel enterititis (dysbacteriosis) ile bağlantısı

  1. Bağırsak hücrelerinin cocidiosis nedeniyle tahribatı: Proteinler hücrelerden bağırsağa sızar.
  2. Bağırsak villileri biri birine yapışır:bakterilerin kolonizasyonu ile de kullanılan yüzey küçülür ve besin emilimi kısıtlanmış olur. Böylece besinler uzun süre zararlı bakterilerin kullanımına sunulmuş olacaktır.
  3. Bağırsak mukozası kalınlaşır: Bakteri kolonizasyonu daha güç, ama aynı zamanda bağırsak lümendeki besin emilimini engellenmiş olur. Birçok bağırsak hücresinde ciddi hasar oluşur. Patojen bakterilere daha elverişli koşul.
  4. Hasarlı barsak hücrelerinin çevresinde yangısal reaksiyon meydana gelir: bağırsak çeperi kızarır ve yumuşar, viiiler tamamen tahrip olabilir. Besin emiliminin yavaşlaması ya da durması ile sonuçlanır. Patojen bakterilerin hızla çoğalması ve bağırsağa daha ciddi tahribat.

(*) : Çeviri;  Hilde Van Meirhaeghe and Maarten De Gussem(2014): Coccidiosis a major threat to the chicken gut. World Poultry – Managing Coccidiosis, Special Edition 2014, 4-7.

Önerilen Kaynaklar
  1. Demirözü, K.(1981): Tavukların Necrotic Enteritisi. Pendik Vet. Mik. Enst. Derg. XIII(2)31-37.
  2. Onar, E.ve Demirözü, K.(1986): Tavukların Bitmeyen Derdi: Coccidiosis? İstanbul.
  3. Onar, E. ve Demirözü, K.(1987): Coccidiosis’den Korunmada Sağlık Önlemeleri, Dezenfeksiyon ve İzolasyon Tek Başına Yeterli mi? Çiftlik Dergisi,35:47-50.
  4. Demirözü, K.ve Onar, E.(1987): Ülkemizde Kullanılan Anticoccidialler. Çiftlik Dergisi,39:52-54.
  5. Demirözü, K.(1987): Shuttle Programı. Çiftlik Dergisi,39:55-56.
  6. Demirözü K.; Uyanık, F.(1989): Ionophore Koksidiostatlarla Kanatlılarda Zehirlenmeler.- (çeviri)-Çiftlik Dergisi, 62.
  7. Demirözü, K.(1990): Hindilerde Salinomycin Zehirlenmesi.-İlk Rapor- Pendik Hayv.Hast. Merk. Araşt. Enst. Derg. 21(2): 57-65. 2. Tavuk Hastalıkları Sdempozyumu,20-21.Eylül.1990, Manisa.
  8. Demirözü, K.(1996): Coccidiosis’te Koruma, Kontrol ve Savaş. 27-29,Kasım.1996 Ç.Ü. Ziraat Fakültesi, Kümes Hayvanları Sempozyumu, Adana. 22 Sayfa.
  9. Demirözü, K.(2003) :Tavuklarda coccidiosis ve immunite. Tepkim Teknik Bülten, TSH03.05/03KD.
  10. Demirözü K. (2006): Sınır Tanımayan Hastalık: Avian Influenza(Kuş Gribi), ISBN 975-00566-1-2, (Bakınız ) Kanatlılarda Biyogüvenlik Kriterleri, Temizlik ve Dezenfeksiyon., İstanbul,34-54.
  11. Demirözü, K.(2010):Probiyotikler ve Yeni Konseptler. Çiftlik Dergisi; Şubat-2010,312(38-40)
  12. Demirözü, K.(2011): Broiler Piliçlerde Kimi Bağırsak Sorunları I, Çiftlik Dergisi Mart -2010 313 (52-53)
  13. Demirözü, K.(2011): Broiler Piliçlerde Kimi Bağırsak Sorunları II, Çiftlik Dergisi Nisan- 2011,326 (38-39).
  14. Demirözü,(2011) :Süs Kuşları Hastalıkları III, Güvercin Koksidiyosisi. Çiftlik Dergisi, Ağustos 2011, 330(36-37), 21.07.2011 web sitesinde yayınlandı.
  15. Demirözü, K.(2013): Yumurtacı Sürülerde Enteropatojenlerle Baş Etmek Mümkün mü? , 11.02.2013 Çiftlik Dergisi(2013) 349(40-42) yayınlandı.
Exit mobile version