Pasteurella, BRSV, BVD, PI3 ve IBR Hastalıklarına Karşı Aşılama

Pasteurella, BRSV, BVD, PI3 ve IBR Hastalıklarına Karşı Aşılama

Pasteurella’ya Karşı Aşılama

Pasteurella aşıları farklı virulans faktörler temelinde birçok Pasteurella aşısı üretilmiştir.

Bu virulans faktörler;

Üretilen aşıların her biri doğal veya deneysel olarak oluşturulan enfeksiyona karşı bir miktar bağışıklık ve koruma oluştururken, tam etkili bir koruma sağlamamaktadır.

Canlı aşılar enjeksiyon yerinde daha fazla çoğalırlar ve daha yüksek düzeyde koruyucu immun yanıt oluştururlar. Canlı aşıların kullanımında bazı zararlı etkiler görülebilir. Avirulent canlı P. haemolytica aşısı ile aşılanan hayvanlarda 2-18 gün sonra sistemik enfeksiyon geliştiği bildirilmiştir. Aşı uygulanan bölgede yangı, prulent meningitis ve poliarthritis gibi yan etkileri görülmüştür. Modifiye canlı P. haemolytica aşı uygulamalarından sonra enjeksiyon bölgesinde apse oluşabilir.

Gebe ineklerin doğumdan 3 – 6 hafta önce leukotoksin aşılar ile aşılanması ineklerde serum ve kolostrumda yüksek leukotoksin nötralizan antikor oluşumuna neden olmaktadır. Kolostrum aracılığıyla antikorları alan buzağılarda etkin pasif bağışıklık sağlanır.

Yeterli maternal antikorlara sahip buzağılar 3 aylıkken 14 gün ara ile iki kez aşılanması önerilmektedir. Bununla birlikte BRSV, PI3 ile birlikte M. haemolytica aşısı maternal antikordan etkilenmeksizin 15 günlük buzağılarda 3 hafta ara ile 2 kez yapılabilir. 3 ayın altında aşılanan hayvanlara 4 – 6 hafta sonra aşı uygulaması tekrar edilir.

Solunum sistemi enfeksiyonların yoğun yaşandığı işletmelerde maternal antikordan etkilenmeyen PI-3, BRSV, Manheimia haemolytica gibi aşılar neontal dönemin ikinci haftasında 3 hafta aralıklarla uygulanabilir. Bu şekilde bireysel kafes bakımından ilk genç grubuna geçen buzağılarda çok sık gördüğümüz solunum yolu enfeksiyonlarının görülme insidansı ve klinik şiddeti azaltılabilir.

BRSV’ye Karşı Aşılama

BRSV’a karşı intramuskuler modifiye canlı ve inaktif aşılar mevcuttur. Modifiye canlı BRSV aşılarının uygulama sonrası replike olmadığı düşünülmekte ve bu yüzden ikinci bir dozun uygulanması gerekmektedir. Bu aşı oldukça güvenlidir, preconditioning programları içerisinde veya işletmeye yeni getirilen hayvanlara güvenle uygulanabilir. Buzağılarda aşının pasif bağışıklığın azaldığı dönemde yapılması önerilmektedir. Modifiye canlı BRSV aşıları yapılan buzağı ve danalarda sistemik ve lokal memory yanıtla sonucu pasif bağışıklık gelişir. Maternal antikorların varlığında modifiye canlı BRSV aşısı yapılan buzağılarda aşının T hücre yanıtı stimule ettiği bildirilmiştir. Aşı 2 ml, kas içi yolla, 3 hafta ara ile 2 kez uygulanmalıdır.

BVD’ye Karşı Aşılama

BVD ’nin immunuprofilaksisinde Sığır veya domuz böbrek hücre kültüründe üretilen modifiye canlı virus aşıları kullanılmaktadır. Sadece bir suşa karşı üretilen aşıların virusun diğer saha suşlarına karşı da etkili olduğu bildirilmektedir. Erişkin sığırların %70 – 90 ‘ı virusdan etkilenmiş ve bağışıklık durumdadırlar. Oluşan bağışıklığın yaşam boyu etkili olduğu belirtilmekte ve bu yüzden VD virüse karşı aşılama programının uygulanması konusunda çelişkiler mevcuttur. Aşı uygulanan hayvanların %1 ’inden azında reaksiyonlar gelişebilir. Bu durumun uterusta virusla etkilenim sonucu gelişen edinsel immunolojik yanıtsızlıkla ilişkili olabileceği belirtilmiştir. Bu hayvanlar bir saha suşuyla veya aşı uygulaması ile virusla temas ettiğinde hastalığın klinik formu ortaya çıkabilir. Persiste enfekte buzağı doğumunu engellemek amacıyla daha önce BVD aşısı yapılmış düveler tohumlama öncesi 13 -15 aylık olduklarında tekrar aşılanması sağlanmalıdır. Ayrıca kuru dönemin son döneminde tek doz BVD aşısı uygulaması yüksek kolostrol antikor titrasyonu sağlar.

PI3’e Karşı Aşılama

PI-3 ‘e karşı parenteral veya intranazal modifiye canlı aşılar ve parenteral inaktif aşılar kullanılmaktadır. PI-3 aşıları monovalan uygulanabildiği gibi multivalan aşılarla birlikte uygulanabilir. Buzağıların virulent veya modifiye intranazal PI-3 ile aşılanması serumda ve nazal sekresyonda antikor üretimini stimüle eder. Eğer nazal sekresyonda yüksek antikor düzeyi isteniyorsa intranazal aşılar tercih edilmelidir. İki hafta arayla iki doz inaktive PI-3 aşısı uygulandığında yüksek düzeyde serum antikor titrasyonu sağlanır. Hastalık belirtisi göstermeyen yeni doğan sağlıklı buzağılara aşı uygulanabilir.

IBR Hastalığında Aşılama

IBR ’nin immunoprofilaksisinde intranazal ve intramuskuler yola uygulanan modifiye canlı aşılar ve inaktif aşılar kullanılmaktadır. Modifiye canlı virus aşıları hızlı bir immun yanıt oluştururlar, bağışıklık süresi uzundur ve ayrıca lokal bağışıklık sağlamaları gibi büyük avantajları olmalarına rağmen, aşılama sonrası buzağılarda latent enfeksiyonlara neden olabilir. Modifiye canlı virus aşılarının intranazal veya intramuskuler yolla uygulanmasından sonra 40-96 saat içinde bağışıklık gelişmektedir. Paranteral veya intranazal yolla uygulanan aşılar humoral antikor üretimini stimüle ederler. İntranazal aşılar burun mukozasında lokal interferon ve antikor üretimini stimüle etmesi nedeniyle gebe ineklerde güvenle kullanılır. İntranazal yolla kullanılan ve ısıya duyarlı modifiye canlı virus aşılarında etken hayvanın vücut ısısında üreyemez ve sadece üst solunum yollarında sınırlı kalır. İntranazal aşılar sistemik ve lokal bağışıklık oluşturur. Buzağılarda aşılamadan 2 ay sonra bağışıklık gelişir ve aşılanan hayvanların %91 ’inde 30 ay bile sonra antikor tespit edilebilir.

Aşılar ve Özellikleri

İnaktif aşılar aborta neden olmaz, immunsupresyon ve latent enfeksiyonlara yol açmazlar. İnaktif aşılar ikinci bir doz uygulamayı gerektirir, ilk uygulamadan 10-14 gün sonra. ikinci uygulama yapılmalıdır. Modifiye canli virus ve inaktif aşıların en önemli dezavantajı oluşan bağışıklığın aşıya mı yoksa doğal enfeksiyona mı bağlı olduğunun belirlenememesidir. Bu işletmelerdeki en önemli problemdir. Bunu karışıklığı ortadan kaldırmak amacı ile günümüzde marker aşılar kullanılmaktadır. Marker aşılar BHV-1 ’in korunma için gerekli olmayan bir glikoproteini içermemektedir.

Aşılama sonrası bu glikoproteine karşı antikorlar oluşmamakta, oysa konvensiyonel aşılarla aşılanmış veya enfekte hayvanlarda bu antikorlar bulunmamaktadırlar. Eksik glikoproteine spesifik antikorları tespit eden ELISA enfekte ve aşılı hayvanlar arasında ayrımı sağlayabilmektedir.

IBR, BVDV, PI3 ve BRSV ’ye karşı maternal antikorların aktivitesi 1 ile 6 ay arasında değişmektedir. Bu nedenle standart bir aşı programı uygulamak son derece güçtür. Maternal antikor interferensinden etkilenmemek için pek çok monovalan ve polivalan viral aşı 3 aylıktan büyük hayvanlar için önerilmektedir. Daha erken yaşta bulunan buzağılara yalnızca mukozal bağışıklık oluşturdukları ve maternal antikorlardan etkilenmedikleri için nazal yolla uygulanan canlı aşılar uygulanabilir. Bununla birlikte son yıllarda maternal antikor titrasyonunda daha az etkilenen aşılar geliştirilmiştir. Bu aşılar buzağı 2 haftalık olduğunda uygulanabilmektedir. Bu dönemde belirtilen aşıların uygulandığı buzağılara 2,5 -3 ay olduklarında tek doz daha yapılması yüksek immunite sağlaması için önemlidir. IBR ve BVD ‘nin risk olduğu işletmeler de 6 ayda bir aşlamanın yapılması, etkin antikor titrasyonun sağlanması olanak verir.

Unutulmamalıdır ki!, hiçbir aşı %100 koruma sağlamaz, hayvan refahı, uygun bakım bakım besleme, yeterli ventilasyonun sağlanması ile birlikte önemli viral ve bakteriyel pnömotropik patojenlere karşı yapılan düzenli aşılama riski en aza indirebilir.

Kaynak

Kaynakları görüntülemek için tıklayın...
Sığırların Solunum sistemi Hastalık Kompleksi – BRD (Ceva), Prof.Dr. Sezgin Şentürk, Dora Basım, Bursa 2020, 280-284.
Exit mobile version