Süt İneklerinde Neosporosis

Neospora caninum

Süt İneklerinde Neosporosis

Süt İneklerinde Neosporosis, tüm Dünyada süt ineklerinin en önemli abort ( Atık) ile seyreden hastalıklarından biridir. Ülkemizde son yıllarda çiftlik hayvanlarında sıkça karşılaşılan abortların büyük bir bölümünde sorumlu etken olarak Neosporodia Caninum olduğu varsayılmaktadır. Yakın tarihe kadar hastalığın abortlara neden olabileceğinin düşünülmemesi, yaygın ve yeni oluşunda pay sahibi olabilir.

Evcil hayvanların ishalle seyreden hastalıklarının nedenlerinden biri olan koksidiyozis soyundan gelen bir parazittir. Son konakçıları da başta köpekler olmak üzere karnivorlardır. Köpekler çiftlik ve mera bazında oositleri yayarak hayvanlar tarafından parazitin alınmasına neden olurlar. Taşıyıcı olmanın ötesinde, köpeklerde herhangi bir belirtiye rastlanılmamaktadır. Bu enfeksiyon, son on yıllarda abort ve reprodüktif sorunlarla sonuçlanan en önemli sığır hastalıkları arasında yer almaya başladı. Gözlemlenebilen tek bulgu aborttur.

Hastalık nispeten yeni hastalıklar grubunda mütalaa edilmektedir. İlk kez 1988 yılında etken tanımlanmış, 2000’li yıllardan sonra da sığırlarda yaygın abort nedenleri arasında sayılmaya başlanmıştır. Ülkemizde hastalığı varlığı bilinmekle beraber yaygınlığı ve abort ile seyreden hastalıklar içerisindeki yeri tam açıklığa kavuşturulamamıştır. Ülkemizin değişik bölgelerinde yapılan araştırmalarda hastalığın ortalama %10-20 düzeylerinde seyrettiği bildirilmekle beraber, kimi işletme ve bölgelerde bu oranın daha da yüksek olabileceği
düşünülmektedir. Başlıca sığırlarda abortlara neden olmakla beraber küçük ruminantlarda ve tek tırnaklılarda da hastalığa rastlanılmaktadır.

Hastalığın ana konakçıları olan köpek ve yabani karnivorlar, Neospora caninum oositlerini hayvanların barındığı ya da yayıldığı mera ve otlaklara saçarak hayvanlar tarafından alınmasına neden olurlar. Bu nedenle mücadelede ana ve ara konakçılara yönelik tedbirlerin alınması gerekir.

Süt İneklerinde Neosporosis hastalığının bulaşma yolları

Ana konakçılar tarafından saçılan N. caninum oositleri hayvanlara yedikleri yem ve kontamine su ile bulaştıktan sonra başta merkezi sinir sistemi- beyin- olmak üzere çeşitli organlara yerleşerek buralarda kistik oluşumlara neden olurlar. Gebelik döneminde stres ve bağışıklık durumundaki yetmezlikleri fırsat bulan bu parazitler aktif hale geçerek, bölünüp çoğalarak kana geçer ve uterusa yerleşerek abort ya da anomalili buzağı doğumlarına neden olmaktadırlar.

neosporosisin yaşam çemberi

Tanı: Süt sığırlarında abort en önemli bulgu olmakla beraber, abortlar içerisinde N. caninumu ayırt etmek zordur. Abort yapmış bir ineğin kan serumunda pozitif antikorların varlığı hayvanın bu parazit ile enfekte olduğunu göstermekle beraber abortun her zaman birinci nedeni olduğu anlamını taşımayabilir.

Neosporosisin kesin tanısının yapılabilmesi için fötusun histopatolojik incelemesinin yapılmasında da yarar görülmektedir. Ayrıca tanıda beyin, kalp, karaciğer, plasenta ve diğer sıvıların incelenmesinde yarar vardır. En önemli organ şüphesiz ki fötal beyindir. Günümüzde gelişmiş PCR teknikleri ile abort nedeni olan neosporosis kolaylıkla tanımlanabilmektedir. Neospora caninum antikorlarının tespitinde ELISA, IFAT ve Neospora Aglütinasyon Testi (NAT) gibi serolojik testler kullanılmaktadır.

Abort şikayeti olan işletmelerde aborttan hemen sonra hem abort yapmış hem de yapmamış ineklerden kan alınarak laboratuvara gönderip sonuçları incelemekte yarar vardır.

Dünyada abortlar içerisinde, neosporosisten ötürü abort yapan ineklerin oranının % 50’ler civarında olabileceğinden söz edilmektedir. Bu nedenle ülkemizde de abort ile seyreden hastalıklar içerisinde neosporosisin payının yüksek olabileceğini düşünmekteyim.

Süt İneklerinde Neosporosis Hastalığından Korunma ve Tedavi

Hastalığın tedavisinden ziyade korunması daha önem kazanmaktadır. Zira kısa sürede tedavi ile sonuç almak mümkün olmayabilir. Koruma ve tedavide hem ana konakçı olan köpek ve karnivorlara hem de ineklere yönelik tedbirlerin alınmasında yarar vardır. Ülkemizde pratiğe aktarılmış bir aşı uygulaması olmamakla beraber ABD ve Kanada ‘da bu amaçla kullanıma sunulmuş bir aşı mevcuttur. Gebeliğin ilk 3 ayında ilk doz ve 3-4 hafta sonra tekrarı yapılarak korunduğu iddia edilmektedir.

Kimi Avrupa ülkelerinde hem köpeklere hem de atık yapan ya da risk altındaki ineklere yönelik tedavi protokolleri mevcuttur. Bu protokolle bir yılın sonunda hastalıktan ari hale gelmek mümkündür.

Bu amaçla;

Bu tedavi protokolleri ile bir yılın sonunda hayvanların neosporosisten ari hale geldiği vurgulanmaktadır. Ülkemizde, henüz aşı uygulanması olmadığı için, yukarıda bildirilen tedavi protokolü ile Neosporosis hastalığından işletmelerimizi ari hale getirmek mümkün olabilir.

Exit mobile version